1900 yılında , Paris fuarında büyük ilgi kazanan ve
elektrikle çalışan Lohner-Porsche Elektorchaise diye anılan aracın, dizayn
ve imaline yardımcı olan Dr. Ferdinand Porsche`nin o tarihe kadar, normal
çalışan sınıf insanlar için mükemmel bir araba dizayn edip imalatını
yapmak, her zaman için en büyük amacı olmuştu.
Dr. Porsche, kendi ekonomik aracını yaratmak için,
sürekli olarak yanında çalışanların, kendisine destek vermelerini sağlamak
amacıyla, onların ilgisini hep bu konuya çekmeye çalışmıştı. Fakat,
sürekli olarak inatçı idare tarafından geri çevrilmesi ve kötü şansından
dolayı, bunu gerçekleştirememişti. Birkaç kez bu rüyasını gerçekleştirmeye
çok yaklaşmıştı ki, bu sefer de Almanya`nın sallanan ekonomisine mağlup
oldu.
Fakat bu sefer her şey daha farklı idi. Ona yardım
eden Avusturya`lı bir arkadaşı vardı. Öyle bir arkadaş ki ona bütün Alman
halkı güvenecekti. Bu sefer Dr. Porsche`nin amacı gerçekleşebilirdi. Kitle
halindeki sivil araçların (veya muhtemelen askeri araçlar) seyahat
etmeleri için, başbakan tarafından yaptırılan otobanları, artık Alman
halkınında kullanma olanağı doğabilirdi.
Dr. Porsche ve Adolf Hitler arasında yapılan birçok
toplantı esnasında, yeni halk arabası (Volkswagen) ile ilgili fikir alış
verişleri yer aldı.22 Haziran 1934`de bir kontrat imzalandı. Noktalı
çizginin üzerini imzalamak kolay tarafıydı. Hemen Almanya`nın yeni
liderine uygun yeni bir araç yaratmak için ciddi çalışmalar başladı.
Her zaman ekonomik bir araba imal etme isteğinde
olan Porsche, daha önceki çizim ve fikirlerine dönebilecekti. Bu tamamıyle
yeni bir başlangıç olacak değildi. Bu projenin en zor tarafı, maliyeti çok
düşük tutabilmekti. Hitler bu arabanın her Alman vatandaşının alabileceği
kadar ucuz olmasını emretmişti, ortalam 900 Reichsmark ( o zamanın Alman
para birimi).
Bu projenin maliyetini, belirlenen değerde
tutabilmek için, Porsche Stuttgart`taki evinin garajını atölye olarak
kullandı. İlk prototipi imal etmek için, gerekli makineleri monte etti.
Bir arabanın kalbi ve ruhu motorudur ve bu yeni aracın,
geliştirilmesindeki en önemli etken de maliyet idi. Böylece çeşitli
dizaynlar denenerek, şu veya bu nedenlerden dolayı terkedildi. İlk
prototip V1 sedan (kasa Peutter Coachbuilder) ve V2 Cabriolet (kasa Dravz
Coachbuilder) modellerinde çeşitli motor tipleri denendi. Bunlar iki
silindir-iki zamanlı, iki silindir-karşılıklı-dört zamanlı, üç silindir ve
dört silindir-karşılıklı-dört zamanlı modeller idi. Bütün bu modeller, ya
maliyeti yüksek veya güvenirsiz oldu.
Porsche'nin
1912 yılında imal ettiği bu uçak motoru, VW motorunun temelini
oluşturacaktı.Bu motorda silindirler yan yana değil üst üste
duruyordu.
Neticede, Porsche Mühendislik firmasında çalışan
Avusturya`lı Franz Xaver Reimspiess`in dizaynı olan dört silindir-
karşılıklı -dört zamanlı motor ölçülere oturdu. Hatta Reimspiess bu
dizaynından ötürü, Porsche tarafından 100 Reichsmark ile
ödüllendirilmiştir. Bugün hala daha kullanılan orijinal VW ambleminin
dizaynından dolayı, 100 Reichsmark tutarında bir ödül daha almıştı.
1936
yılında Reimspiess'in imal ettiği bu dört silindirli motor soğuma
propleminden dolayı dıştan bir yağ soğutucusu ekleme gerekliliğini
ortaya çıkarttı.
İnanması zor fakat hergün milyonlarca kullanılan,
meşhur dört silindirli VW motoru, Reimspiess tarafından ilk olarak 1934
yılında dizayn edilmişti. Bu ilk modeller sadece 22 beygir gücünde ve 984
cc idi. 1936 yılında prototip V3 serisi araçlarda kullanılan bu motorlar
ile saatte 64 mil hız yapılabiliyordu. Prototip V3 serisinin kasaları,
Almanya`nın Stutgart kentindeki Daimler Benz firması tarafından imal
edilmişti.
1937'de
Reimspiess'in motoruna dıştan bir yağ soğutucusu ve içtende bir çok
yağ pasajı eklendi.Çift inlet'li bu silindir kapaklarına dikkatinizi
çekerim.
VW30 serisi, bir sonraki filonun yol göstericisi
olarak imal edildi. yine bu serinin kasasıda, Deimler-Benz tarafından imal
edilmiştir. Bu seride, yine ayni 22 beygirlik motorlar kullanıldı. Bu
imalat ve test süresinde gizlilik gerektiğinden bu araçlar, sadece Alman
SS subayları tarafından test ediliyordu. Her araç, test sırasında uzun bir
yol sürüşüne tabi tutuldu (ortalama 50.000 mil) ve her bir araç, çok iyi
birer imalat olduklarını kanıtladılar.
30 adet üretilen
VW-30 prototip serisi. Bu seri Hitler'in emri ile imha edildiler. Bu
çok kötü.
VW36 serisi ile kapasite 1 cc artırılarak 985 cc ye
çıkartıldı ve yapılan tadilat ile de soğutma sistemi geliştirildi. Bu
Reutter kasalı VW36 serisinin 65 mil saatte hız yapmasına imkan tanıdı.
ikiye bölünmüş arka cam modeli de bu kasa dizaynına eklenmiştir.
Porsche`nin Amerikan otomobil imalat metodunu araştırmak için yaptığı
Amerika seyahatinden sonra, yeni menteşeli kapı sistemi (önceleri geriye
doğru açılan kapılar) uygulandı. Bagaja ve benzin deposuna daha kolay
ulaşılması için, ön kaput aracın ön kısmına kadar gelen bir uzunluğa
getirildi.
Yeni halk arabasını, herkesin alabilmesine imkan
tanımak fikrine bağlı kalınarak, bir tasarruf planı düzenlendi. Bu plana
göre, bu program için imza atmış olan herkes, her bir pulu 5 Richsmark
tutarında olan 50 pulluk tasarruf defteri aldı. Bu programın kurallarına
göre, haftada en az bir pul satın alınarak bu deftere yapıştırmak
gerekiyordu. Toplam değeri ortalama 990 Reichsmark olan beş defteri pullar
ile dolduran bir tasarrufçu, Volkswagen fabrikasına gidip aracını teslim
alma hakkı kazanacaktı. Fakat bu program ikinci dünya savaşı nedeniyle
iptal edildi.
Hitler, bu araçların imalatını erken bir zamanda
başlayacağı propagandasını sürdürmeyi devam etti. Fakat kendisinin dünyayı
fethetme arzusu içinde olduğunu ve halkın araçları için beklemesi
gerektiğini belirtmeyi, ne yazık ki unuttu.
26 Mayıs 1938`de Volkswagen fabrikasının temeli
atıldı. Ve imalat 1940`da muharebe tipi araçlar ile başladı. Genellikle bu
imalat Kubelwagen (Alman Jeep`i ) idi. 1943`de bu Alman Jeepleri için daha
fazla güce ihtiyaç duyuldu. Motor kapasitesi 25 beygirlik güç veren 1131
cc`ye çıkarıldı. Bu motor 1953`e kadar bütün Volkswagen`lerde kullanıldı.
Savaş 1945`de sona erdirildi. Fakat Wolfsburg`daki
Volkswagen fabrikasında büyük hasar vardı. Müttefiklerin bombardımanı
sırasında, fabrikanın üçte ikisi yıkılmıştı. Şans eseri fabrika İngiliz
işgal bölgesi içinde idi ve tamir edildi. Müttefiklerin acilen tamir
edilmiş ikmal araçlarına ihtiyacı vardı. Buhizmeti Volkswagen fabrikası
gerçekleştirdi. Ayrıca müttefik ordularının, personel taşıma ve barışı
korumaları için daha çok araca ihtiyaçları vardı. Albay Hirst bu fabrikayı
çalıştırıp, yapabilecek kadar araç imal etmeyi önerdi. Böylece işe ve
yiyeceğe çok ihtiyacı olan Alman vatandaşlarına, bir olanak sağlanacaktı.
Böyle yapmak ile harabeler içindeki Wolfsburg şehri yeniden doğdu ve bir
zamanlar komik görüntüsü yüzünden ona gülünüp küçümsenen bu araba, kendi
erdemleri ile dünyayı fethetmey çıktı. Bu hikaye bir masal gibi gelir,
fakat oldukça gerçektir.
1948`de İngiltere, fabrikayı tekrar Almanya`ya
tahsis etti. Fabrikanın yönetimine Heinz Nordhoff getirildi. Heinz, sadece
Alman halkı için değil, bütün Dünya için kaliteli ve uygun maliyetteki bu
arabanın üretimine büyük hız verdi.
Hollandalı bir Volkswagen acenti olan, Ben Pon 1949
yılı başlarında, Heinz Nordoff tarafından Amerika'ya göderildi. Pon'un
görevi Volkswagen için Amerika'da bir pazar aramaktı. Pon Amerika'ya 1948
imalatı bir de Volkswagen götürmüştü. Birçok otomobil acentesine yapılan
ziyaretlerden sonra geri çevrilen Pon, otel masraflarını ödeyebilmek için
Volkswagen'i satıp geri döndü. 1949 yılı sonlarında Heinz birde kendisi
denemek için Amerika'ya gitti. Bu sefer Heinz sadece fotoğraflar ve
çizimler götürdü. Neticede Max Hoffman isimli büyük bir otomobil acentini,
Volkswagen'i de listesine eklemeye ikna etti. Böylece artık Volkswagen'de
Amerikan otomobil piyasasına girdi.
1954,de motor kapasitesi 1192 cc'ye, beygir gücüde
30'a çıkarıldı. 1954 sonlarına doğru motorun sıkıştırma oranı artırılarak
36 beygirlik güç elde edildi. 36 beygirlik versiyon 1960 yılına kadar
kullanıldı. Volkswagen'i güçsüz bulan müşterilerin istekleri
doğrultusunda, 1961 de motor yine sıkıştırma oranını artırmanın yanında,
yapılan bazı değişiklikler ile 40 beygire çıkartıldı. 1966 yılında 1300 VW
(1285 cc) 50 beygir gücü ile tanıtıldı. 1967'de motor kapasitesi ve beygir
gücü, bir kez daha artırıldı. Bu sefer 1493 cc olan motor 53 beygir güç
veriyordu. Ayni yıl elektrik sistemi'de, 12 volt'a çıkarıldı. Motor
kapasitesi birkaç yıl ayni kaldıktan sonra, 1585 cc ve 57 beygirlik motor
tanıtıldı.
1956 yılında Amerika'da EMPI isimli bir firma,
Volkswagen'in görünümünü değiştirmek ve motorunu güçlendirmek için bazı
aksesuar ve motor kit'leri üretti. 1975'de ise içeriği sadece
Volkswagen'ler olan Dune Buggies and Hot VWs isimli dergi, Şubat
sayısında "Californian Look" veya kısaca "Cal Look" denen bu tip
Volkswagen'lere geniş yer verdi. Cal Look Volkswagen'lerin özelliği ise,
tüm nikelajların sökülmesi (tamponlar dahil), Volkswagen'in 3- 3 1/2 inç
alçaltılıp BRM model jant takılıp, motorun güçlendirilmesi idi. Derginin
bu sayısından sonra ucuz, sağlam ve ekonomik olan Volkswagen'i tercih eden
kolej öğrencileri arasında, bu Cal Look stili çok tutuldu.
Böylece Kaliforniya'dan tüm Amerika'ya ve oradanda tüm dünya'ya bu akım
yayıldı. Bu akımın yayılması neticesiyle, başta Kaliforniya'da olmak
üzere, birçok yan sanayi firması, Volkswagen'ler için aksesuar ve motoru
güçlendirmek için, birçok yüksek performans yedek parçaları üretmeye
başladı. Günümüzde bu yüksek performans parçalar kullanılarak VW
motorundan 600 beygirlik güç almak dahi mümkün oldu.
Kawell Racing
Engines'in güçlendirdiği bu Turbo takviyeli Volkswagen motoru 400
beygirlik güç veriyor.